BİRGİ

Aydınoğulları Beyliği’ne başkentlik yaptığı dönemden bu yana Kültür Mirasını koruyan Birgi köyü İzmir’in Ödemiş ilçesinde yer alır. Tarih, kültür ve inanç merkezi olan Birgi, Batı Anadolu’da bulunan en eski bazı İslami eserlere de ev sahipliği yapıyor. Birgi, bozulmamış dokusu, Aydınoğlu Beyliği Ve Osmanlı dönemi anıtları, ev ve konakları ile Türk mimarisini en iyi sunan yerlerden biridir.

Birgi’nin bulunduğu coğrafyanın toprak ve ağaç türleri ve doğal taşlarının kullanılması ile inşa edilen evleri, zemin katları taş, üst kat ve tavanları ahşap olarak, iki katlı ve doğayla bütünleşmiş olarak karşımıza çıkıyor.

Birginin en önemli yapısı olan Ulu Camii, Aydınoğulları Beyliği’nin kurucusu Mehmed Bey tarafından 1312’de inşa edilmiştir. Camiye, hamam, medrese ve türbeler eşlik ediyor. Caminin kesme taştan inşa edilmiş minaresi üzerinde kırmızı ve firuze renkli sırlı tuğlalardan yapılmış zikzaklı örgü ve baklava desenleri bulunuyor. Selçuk mimarisini andıran bir taç kapıdan sonra 11 basamaklı ahşap merdivenle ana salonuna inilen caminin çatısı 15 antik sütunla destekleniyor.

BİRGİ Ulu camisi olağanüstü ahşap işçiliği olan minberi ve çinilerle bezenmiş mihrabı ile ziyaretçileri büyülüyor. Ceviz ağacından yapılan minber, Türk-İslam sanatının en seçkin örneklerinden birini sergiliyor. Çivi ve tutkal kullanılmadan birbirine geçirilen parçalardan oluşan minberde tam üç bin parça bulunuyor. Üzerinde pek çok geometrik şekil yer alan minberde ayrıca dünya, güneş ve ay figürleri ile güneş sistemi temsil edilmiş. 1993 yılında esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan minberin kapıları 1996 yılında British Museum’da bir açık arttırma sırasında ortaya çıkmış ve Kültür Bakanlığı’nın girişimleriyle Türkiye’ye getirilmiş. Caminin çinili mihrabı üzerinde gökyüzünün yedi katı işlenerek her katta farklı motifler kullanılmış.

Yapının Güneydoğu köşesinde bir ANTİK dönem aslan heykeli yer alır.

Caminin hemen yanında yer alan türbede Aydınoğlu Mehmet bey, oğlu Umur bey ve diğer oğullarının mezarları bulunur.

Meydanın ortasında ise 1310 yılında Mehmet Bey’in kız kardeşi Ümmü Sultan için yaptırılmış bir türbe yer alır.

Yine meydanda yer alan Hamamında Ulu Camii ile aynı tarihte yapıldığı sanılıyor.

BİRGİde Osmanlı döneminin Ahşap İşçiliğinin En Güzel Örneği üç katlı Çakırağa Konağı 1761 yılında zengin bir tüccar olan Çakıroğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır.

Sandıkoğlu Konağı ise sokağa konsollarla taşırılmış odaları ve sofalı Türk konut mimarlığının özgün bir örneğidir.

İslam alimi İmam-ı Birgivi Mehmet Efendi’nin eğitim verdiği Medrese, Aydınoğlu Mehmet Bey Camii’nin hemen karşısında yer alır.

Birgi deresinin karşısında yer alan Güdük Minare Aydınoğulları döneminde yapılmış bir camiiden geriye kalan minaresidir.

1762 yılında inşa edilen Karaoğlu Camii, Birgi’de Osmanlı Mimarisinin önemli eserlerinden birisidir. 1 ana kubbe ve 3 küçük kubbeden oluşan camiinin, Mihrap ve minberin bulunduğu alan mermer, pencere ve kapı sistemleri ise ahşaptır.

Derviş Ağa camisi ise1663 tarihinde inşa edilmiştir. Evliya Çelebiden öğrenildiğine göre caminin yanında Derviş Ağa Medresesi, dükkanlar, iki han ve bir de hamam bulunuyordu.

Birgi’de en çok ziyaret edilen yerlerden birisi de İslam bilgini Birgivi Mehmet Efendi’nin de mezarının bulunduğu ve çok önemli şahısların gömülü olduğu mezarlıktır. Burada bir cami ve medrese bulunur.

Birgide günümüze kadar ulaşan en eski yapılardan biri Cumhuriyet meydanında yer alan Küp Uçuran Kulesidir. Yuvarlak temel üzerinde 10 cepheli olarak inşa edilen bu ilginç yapı Bizans

dönemine tarihlenir.

Dar sokaklarında tarihin saklı olduğu Birgi Köyü, eski konakları, medreseleri, türbe ve camileri ile çok zengin bir kültür mirasına ev sahipliği yapıyor. Taş evleri ve tarihi yapılarıyla da Birgi 2012 yılında da UNESCO Dünya Kültür Mirası geçici listeye girmeyi başarmıştır.