

Gümüşlük, antik MYNDOS şehri
Antik çağlarda önemli bir yerleşme yeri olan Myndos şehri kalıntıları üzerinde kurulmuş olan Gümüşlük, doğal güzelliği ve zengin tarihi ile Bodrum yarımadasındaki en güzel yerlerden birisidir. Kentin adının eskiden burada bulunan Gümüş madenlerinden geldiği sanılır. Bodrumdan gelirken Peksimet köyünü geçtikten sonra gözünüze çarpan yel değirmenlerinin olduğu tepede aracınızdan inip harika bir Gümüşlük manzarasını seyredebilirsiniz. Ama amacınız antik limanı ve bütün güzelliği ile Gümüşlüğü seyretmek veya fotoğraflamaksa Gümüşlüğü girerken sağa giden yolu seçin biraz sonra gerçekten nefes kesen bir Gümüşlük manzarası ile karşı karşıya kalacaksınız. Buradan tekrar Gümüşlüğe döndüğünüzde sizi önce oldukça büyük bir park yeri daha sonrada çok sayıda balık restoranı, barlar, kafeler karşılar.
Eğer çok aç değilseniz yemek işini biraz sonraya bırakıp önce Gümüşlüğü keşfedin. Deniz kenarına ulaşınca önce sağa dönüp, bu çok korunaklı limanı ve yol boyunca dizilmiş harika Gümüşlük evlerinin zevkini çıkartın. Çoğunun yabancılar tarafından işletildiği bu pansiyon evlerden sonra, antik Myndos’a ait duvarları, sütun parçalarını görmeye başlarız. Bu arada sağa doğru çıkan yolu biraz yürürseniz, antik Myndos’un ayakta kalmış hamam, kilise gibi birkaç yapısını görebilirsiniz. Bu rüzgarlara kapalı muhteşem liman gerek antik çağlarda gerekse günümüzde adeta bir cennet. Kocadağın tepesine tırmanmak isterseniz orada sizi bir Leleg Duvarı bekliyor. Buradan bütün çevrenin doyumsuz manzarasını görebilirsiniz. Eski haritalarda görülen deniz tanrısı Poseydon’un tapınagının yeri belirsizdir.
İç limanın Kocadağ eteklerindeki yolda yürümeye devam ederseniz burada bir Ayazma göreceksiniz. Şnorkelle yapacağınız bir yüzme deniz içinde kalmış bir Kule ve dalgakıranı görmenize olanak sağlayacaktır .
Köyün ucuna, hatta biraz daha ileriye açık denizi ve görkemli dalgaları izleyebileceğiniz Gümüşlüğün batısına kadar yürüyün. Burada keşfedilen batı limanı kalıntılarını göreceksiniz. Suya batmış binalar, dalgakıranlar çıplak gözle bile farkedilir.
Tekrar merkeze döndüğünüzde bu defa büyük koya doğru yürüyün. Tavşan adasına bir yürüyüş yapın. Adaya yürüyerek ulaşım suyun alçaldığı zaman çok kolay oluyor. Tavşan adası aslında ziyarete kapalı. Girişi oldukça yüksek bir bariyer ile kapalı. Adaya şimdilerde bariyeri üstünden veya altından aşarak geçmeye çalışan Ada üzerinde, adaya ismini veren tavşanlar ortadan kaybolmuş. antik şehrin kalıntılarını (tapınak,kilise, sarnıçlar ve mezarları ada üzerinde ve su altında görmek mümkün. Adada, Apollon için yapılmış tapınak yerini bir 5. yüzyıl kilisesine bırakmış. MYNDOS’un deniz Yolu ile Kudüs’e haç için uğradığı önemli “ haç yolu üzerindeki duraklardan biri olduğu” biliniyor. Burada bulunan hacı damgaları ve dini törenlerde kullanılan ekmeklere ait mühürler buranın önemli bir dini merkez olduğunu gösteriyor. Kazılar sırasında bulunan 10 kadar kafatası Hristiyanların kafalarına çivi çakılarak ve daha sonra başları gövdelerinden ayrılarak öldürüldüklerini gösteriyor.
Başlangıçta bir Leleg şehri olarak kurulan Gümüşlük, İ.Ö. 4.yüzyılda kral Mausollos döneminde, Helen şehirlerinin özelliklerine göre bugünkün yerinde yeniden inşa edildi.
Günümüzde hala izleri fark edilen Mindos şehri, Büyük İskender’in fethine şiddetle karşı durmuş bir şehirdir. İskender’e direnen ama sonradan generallerine teslim olan Mindos, tarih boyuca önemli bir liman kenti olmayı sürdürmüştür. Bir ara Sezar’ın katilleri Brütüs ve Cassius’un askeri bir üst olarak kullandığı Gümüşlükte, hala antik dalgakıran, şehir duvarları ve kuleler fark ediliyor. Buna karşın antik çağ yazarlarının bahsini ettiği tiyatro, stadyum gibi yapılar günümüze kadar ulaşmamıştır veya hale toprak altındadır.
Kenti çeviren şehir duvarlarının dışında kuzey, Doğu ve Güney’de nekropoller yanı mezarlıklar yer alıyor. Günümüzde doğası, harika balık restoranları ve özellikle iyi korunmuş eski evleri ile Gümüşlük mutlaka gitmeniz gereken yerlerden biridir.
Doğal sit alanı olan ve yeni yapılara izin verilmeyen Gümüşlükte ağaçlar içinde kaybolmuş eski Gümüşlük evlerinin ve eşsiz doğanın tadını çıkartın. Antik yazarların zikrettiği birçok yapı günümüzde artık yok. Günümüze kadar ulaşmış iki kiliseden birisi sanat galerisi, tepede yer alan ikincisi ise bar olarak kullanılıyor. Mavi Bayraklı Gümüşlükte her taraftan denize girilebilir. Gümüşlük ve çevresindeki çok sayıda koy turistlere benzersiz güzellikler sunarlar. Gümüşlük pazarı Çarşamba günü kurulur.
Yalıkavak yönünde Koyunbaba’da ise dikkatinizi yeşil renkli kayalar çekebilir. Yumuşak ve işlenmesi çok kolay olan bu kayalar Halikarnossos’ta kral Mausolos için inşa edilen ve dünyanın 7 harikasından biri sayılan anıt mezar için kullanılmış. Burada Gümüşlük Klasik Müzik Festivalinde konserler veriliyor.
