PEDASA ANTİK KENTİ

PEDASA ANTİK KENTİ, HERODOT


Tarihçimiz Herodot kitabında Pedasanın konumundan, Athena tapınağı ve tapınağın rahibesinden, Anadolu’yu sarsan Pers Savaşlarından ve Pers ordularını iki defa durduran Pedasa’dan ve yiğit halkından bahsediyor.
Tarihte Antik çağların en güçlü Pers ordularını durduran Pedasa’nın şimdi yardıma ihtiyacı var. Çünkü Pedasa’da ne felaketleri önceden bildiren ve her felaket öncesi sakalı çıkan Athena rahibesi, ne de koskoca Pers ordularını iki defa durdurmayı başaran yiğit Pedasalılar var ve Pedasa savunmasız.
Bodrum ve Karia tarihi için çok önemli Pedasa ciddi bir tehlike altında. Bir yanda Pedesa’ya zarar verecek çevre yolu projesi konuşulurken, şimdi de antik kenti de kapsayan arazi sahipleri tarafından satışa çıkarıldı.
Pedasa; Akropolü, mezar alanları, tümülüs tipi mezarları, tarım terasları, çiftlik evleri savunma duvarları ile denizden uzak ve savunmaya uygun bir Leleg Kenti’nin bütün özelliklerini gösterir ve muhteşem bir doğanın içinde çok geniş bir alana yayılıyor. Pedasa, yarımadaya yayılan Leleg kentleri içinde en önemli olanı ve Lelegler hakkında en fazla bilgi vereni.
Şimdi bu çok önemli Kültür Varlığını ve yayıldığı muhteşem doğayı korumak Bodrumlulara ve Bodrumu sevenlere düşüyor. Kamulaştırma veya satın alma yolu ile mutlaka bir çözüm bulunmalı. Bu bölge her tarafı betonlaşan Bodrumda yeşil alan olarak kalmalı arkeolojiye ve turizme de büyük katkı sağlayacak bir arkeolojik alan, park olarak değerlendirilmelidir.

HERODOT PEDASA’YI ANLATIYOR..

Tarihçimiz Herodotus, I. kitabında kıyıdan içerde olan Pedasa’dan ve orada bulunan Athena Tapınağı’ndan bahseder. “ Pedasalılar, Halikarnossos’un ötesinde kıyıdan içeride oturuyorlardı.”diyen Herodotus, Pedasa’nın konumu için en önemli bilgiyi verir ve bu bilgi antik kentin yerinin bulunmasında önemli bir yer tutar.
Herodot, “Athena Tapınağın rahibesinin Pedasalılar veya komşularının başına kötü bir şeyler geleceği zaman aniden sakalının çıktığından ve bu garip olayın tarihte üç kez olduğunu” söyler.
Burada kazı yapan Prof. Dr Adnan Diler bu iki felaketten ikisinin 546 ve 499 yıllarındaki Pers Saldırıları olabileceğini, üçüncü felaketin ise bir zelzele olabileceğini belirtir.
Torba’dan Bitez’e kadar yayılan Pedasa’nın antik çağlarda ve özelikle MÖ 6. ve 5. yüzyıllarda çok önemli bir şehir olduğu, altın çağını yaşadığı hatta Halikarnassostan daha önemli bir kent olduğu biliniyor. Bu altın çağ birbiri arkasına gelen Pers saldırıları ve kentin nüfusunun sürülmesi ile sona ermiştir. Pedasalılar önce MÖ 546 yılında ünlü Pers generali Harpagos liderliğindeki Pers Ordularına karşı savaşmıştır. Halikarnossoslu tarihin babası Herodotus, “Perslerin İÖ 546 yılında Harpagus komutasında Karia’yı istilası sırasında, Harpagus’a sadece Pedasalıların direndiğini, Lide (Kaplan) Dağı’nda tahkimat duvarları inşa eden Pedasalıların Persleri uzun süre oyaladıklarını ama daha sonra şehrin düştüğünü” anlatır.
MÖ 499 yılında meydana gelen İonya ayaklanmasından sonra, Pers generali Dariuses komutasında tekrar Karia’ya saldıran Persler, Çine çayı yakınındaki Beyaz Sütunlarda toplanan Karialıları yenerler. Daha sonra Perslerin Pedasa yolunda gece tuzağa düşürüldüklerini ve komutanlar da dahil olmak üzere bütün Pers Ordusu’nun kılıçtan geçirildiğini Herodotus’tan öğreniyoruz.